BEĞENDİĞİNİZ CEPHELERİ BİRLİKTE SEÇELİM - OYLAMAYA SİZDE KATILIN -Metin Kutusu:  TÜRKİYE MİMARLIK POLİTİKASI HAYATA GEÇİYOR
KENTLİMİZ MİMARLIKLA BULUŞUYOR
 
GÜZEL CEPHELİ YAPILARI HALKIMIZLA BİRLİKTE SEÇİYORUZ
 
GİRİŞ 
Mimarlık, kültürel ve sanatsal bir ifade biçimi ve toplumsal bir kültür öğesidir. 
Mimarlık, hem kültürel bir öğe olarak bütün bir dünyaya aittir, evrenseldir; hem de ürünleriyle bir yere aittir, yereldir. 
Ülkelerin kültürel birikiminin en önemli bölümüdür, kentlerin ya da ülkelerin uygarlık düzeyini gösterir. Ülkelerin ve kentlerin dünyadaki yerlerini belirler, imgelerini oluşturur. 

Mimarlık, öteki sanat dallarından farklı olarak, insana yaşam çevresi sunar ve onun yaşamını belirler. Kuşaklar boyu süren bir etkiye sahiptir; bir yere ait olma, o yerle övünme duygusu verir. 

Toplumsal kültür, yapılı çevreyle yakından ilişkilidir. Kültür, yapılı çevreye yansır, yapılı çevreden beslenir ve yaşamı dönüştürür. 
İyi tasarlanmış yaşanabilir mekânlar, verimliliği artırır, insanlara kimlik verir ve onları mutlu kılar. 

Sağlıklı ve güvenli bir çevrede yaşama hakkı, evrensel hukuk açısından en temel insan hakkıdır. Bu hak Anayasamızda, devletin görev ve hedefleri olarak yer almıştır. İyi yapılı çevre, sağlıklı ve güvenli bir toplumsal çevrenin ön adımıdır. 

Konutlar, okullar, işyerleri, fabrikalar, hastaneler vb. mimarlık ürünleridir. Ancak mimarlık yalnızca bir yapı ile sınırlı değildir. 
Yapıların içinde bulundukları çevre ve kentsel mekânlar mimarlığın doğrudan ilgi alanıdır. 

Kentlerin siluetini ve kimliğini oluşturan, ancak eskiyen ve yıpranan yapıların, sokakların ve alanların onarılması, yeniden işlevlendirilmesi, restorasyonu ve yenilenmesi, mimarlığın kente kattığı önemli değerlerdir. 

Mimarlık, yalnızca estetik değeri olan yapılar üretmeyi hedeflemekle yetinmez; estetiğin yanı sıra gereksinimlere yanıt verme, doğru kullanım sunumları, doğru teknoloji seçimi ve ekonomiyi gözetmek de mimarlık alanının bileşenleridir. 

Özetle, insanların içinde yaşadığı her ortam mimarlık ortamıdır. Barınaktan kentsel boyuta kadar, bütün yerleşmelerin fiziksel ortamını oluşturan yapı üretimi ve mekân tasarımı etkinliği olan mimarlık, herkes için yararlı, herkes için önemlidir. 
 
MİMARLIK VE TÜRKİYE
Türkiye, birçok kültüre kaynaklık etmiş ve birçok kültürü buluşturmuş bir mimarlıklar ülkesidir. 
Üst üste katmanlanarak, sürüp giden uygarlıkların ülkemiz topraklarında bıraktığı silinmez izler, gözler önündedir. Anadolu, birçok yerleşme kültürünün yeşerdiği büyük bir kaynaktır. 

Türkiye arkeolojik zenginliğinin yanı sıra büyük bir mimarlık birikimine de sahiptir. Mimarlık, tarihimizde başarılı örneklere sahip olduğumuz en önemli sanat dallarından biridir. 

Cumhuriyetimizin ilk yıllarında ki çağdaşlaşma serüve-ninin bir yansıması olarak planlama ve mimarlık uygulamaları, o günkü koşullar içinde öncü deneyimler kazanabilmiştir. Ancak, 1950'li yıllardan itibaren seçilen bağımlı kalkınma politikalarının etkisiyle yaşanan kentlere göç sürecinde kentlileşme hızı, kentleşme hızına ayak uyduramamış; plansızlık, kaçak yapılaşma, gecekondulaşma süreci, bir kimlik kaybı içinde kentsel dokunun, tarihsel mirasın ve doğal çevrenin bozulmasına neden olmuştur. 

Bu sorunlar, tutarsız siyasal yaklaşımlarla birleşerek daha da büyümüştür, büyümektedir. 

Yaşanılan sağlıksız ve hukuk dışı kentleşme sürecinden ülkemiz mimarlığının da etkilendiği yadsınamaz. Yapılaşma büyük ölçüde mimarlık katkısı olmadan gerçekleşmiş, mimarlık hizmeti bürokratik bir formaliteye indirgenmiş, nitelik kaybetmiş ve nitelikli mimarlık örneklerinin birçoğu da, bu ortamda yitip gitmiştir. Oysa bugünün mimarlık yapıtlarının da geleceğin mirasını oluşturacağı açıktır. 

Kısa zamanda çok sayıda barınak edinme baskısıyla giderek sağlıksızlaşan kentlerimizde, arazi rantını esas alan yaklaşımlar sonucu uygulanan sayısız imar-gecekondu afları ve hukuk dışı imar operasyonları sarmalında mimarlık unutulmuştur. 

Mimarlıktan yoksun yapılaşmaya yol açılmış; sonuçta yitirilen insani, kentsel, doğal ve tarihsel değerler olmuştur. Oysa bu süreci yaşamak zorunda kalan ülkemiz, binlerce yıllık birikime sahip bir mimarlıklar ülkesidir. 

    Mimarlık kültürü ile toplum, mimarlık hizmeti ile kullanıcı arasındaki bağın koparılması olumsuz çevre oluşumunun en önemli nedenidir. 
    Yaşam yerlerimizin, mimarlık kültürü ve hizmetinden yoksun mekânlarla biçimlenmesine neden olan bu kopuş, giderek yapı kültürünün 
    yozlaşması sonucunu yaratmıştır. Bugün artık, bu mekânsal oluşumlar, yaşadığımız toplumsal-kültürel erozyonun en etkin unsurları 
    olarak, geri dönülmez biçimde yaşamımızı biçimlemektedir. 

    Bu kısır döngüyü aşmak için, toplumsal-kültürel yaşamımızda mimarlık ve mimarlık hizmeti etkin kılınmalıdır. Mimarlığın, sanatsal, 
    kültürel, insancıl ve işlevsel özellikleri ile toplumu ve kentleri yeniden buluşturmak, kimlikli, uygar ve esenlikli bir gelecek için, en güçlü 
    güvencelerden biridir.

AMAÇ: Ülkemiz insanı, yalnızca, tarih boyunca ürettiği mimarlık örnekleriyle övünmekle yetinemez; bugünün ve geleceğin gereksinimlerine de yanıt bulmalıdır. Doğayı, çevreyi ve var olan tarihsel değerleri korumanın yanı sıra, ülkemiz mimarlık birikimine koşut olarak çağdaş ve kimlikli mimarlık değerlerinin üretilmesinin koşullarını oluşturmalı, bütün olumsuz koşullara karşın yaşamımıza anlam katan günümüz mimarlık örneklerine değer verebilmelidir. 

Hedef, yerel ve bölgesel değerleri gözeten mimarlık örneklerine çağdaş mimarlık örneklerini ekleyerek, ülkenin mimarlık varlığının artırılması, yerleşmelerin bu yolla yaşanabilir kılınmasıdır. Bu nedenlerle, kamu yönetim politikaları ve uygulama programlarında ülke planlamasından başlayarak kent planlamanın ve mimarlığın etkisinin artırılmasına olanak sağlayacak ilkelere yer verilmelidir. 

Avrupa Birliği'ne üyelik sürecinde olan ülkemizin, uluslararası bağlamda eşit ve karşılıklı mimarlık hizmet sunumuna da rehberlik edecek bu ilkeler çerçevesinde kalıcı, sürdürülebilir, kimlikli ve çağdaş bir çevrenin ülke düzeyinde temel imar ve kentleşme hedefi olmasının sağlanması; “binlerce yıllık mimarlıklar ülkesinin yeniden mimarlıkla buluşması” zorunluluktur.

Etkinliğin amacı kentin, kentlinin, halkın mimarlıkla buluşmasına katkıda bulunmak, kentte üretilen yapıların niteliğinin artırılmasını sağlamak, yüklenicileri bir yandan kent kimliğine katkı koyarken bir yandan da kentte daha nitelikli yapıların inşa edilmesine özendirmek, halkın da yaşadıkları kente, çevrelerine sahip çıkmalarına katkı konulması ve kentlilik bilincinin gelişmesini sağlamaktır.

ETKİNLİĞİN KONUSU: Türkiye Mimarlık Politikalarının halka tanıtımı ve hayata geçmesine katkı konulmak üzere Antalya'daki en güzel cepheli yapıları kentlilerle beraber seçmek.
 
KATILIM KOŞULLARI:
1-Etkinliğe Antalya Büyükşehir Belediyesi sınırlarındaki yapılarla katılınabilinir.

2- Etkinliğe katılacak yapıların mimarlarının yarışmaya katılımı onaylamaları gerekir.

3-Yapının ruhsat almış ve tamamlanmış olması gerekir.

4-Yarışmalar Yönetmeliğine uygun olması gerekir.

DEĞERLENDİRME KRİTERLERİ:
- Çevreye saygılı, çevre ile bütünleşmiş,
- Malzeme, renk uyumu vb. mantıksal çözümleri olan,
- Yapının fonksiyonunun cepheye yansıtılmış olması,
- Özgün çözümler üretmiş olan,
- Mimar ve mimarlığın toplumda tanıtılmasına öncülük ederek, bölge halkının bilinçlenmesine katkıda bulunacak değerlere sahip olmaları gözönüne alınarak değerlendirilir.
- Katılan eserlerin, Oda yönetmeliklerine aykırı olmaması gerekir.

JÜRİ:
- Özgür AKSU - Mimar
- Mehmet ARAT - Mimar
- Aydın ERSOY - Y.Mimar
- Orhan ESKİ - Y. Mimar
- Güngör GÜNBAHAR - Mimar
- Serdar OĞUZ ORUÇ - Mimar
- Yasemin ÖZEN - Mimar
- Zeynep ÖZKURT - Mimar
- Fikret TALAY - Mimar
(Soyadına göre alfabetik olarak sıralanmıştır)
 
ETKİNLİK BAŞVURUSU:
Etkinliğe, Mimarlar Odası Antalya Şubesi WEB sayfa-sına (www.antmimod.org.tr.), 0242 237 58 20 numaralı faks numarasına ad, soyad ve adres bilgileri yazılarak ve yapının yeri ya da ada/parseli bildirilerek 15 Eylül 2008 tarihine kadar başvurulacaktır.

Önerilen binaların fotoğrafları Mimarlar Odası Antalya Şubesi web sayfası ve gazetelerde yayınlanır. Halk ta-rafından faks veya mail yoluyla oy verilir. En çok oy alan 10 eser tespit edilir. Jüri 10 eseri inceleyerek 1., 2. ve 3. yü seçer.

Eserlere plaket çakılır, yapının mimarlarına ve yüklenicilerine plaket verilir.


ETKİNLİK TAKVİMİ:
- 15 Eylül 2008'e kadar kentlimiz ile birlikte, aday yapıların belirlenmesi
- 28 Eylül 2008'e kadar kentlimiz ile birlikte, aday yapıların sayısını 10'a indirme
- 29 Eylül - 8 Ekim 2008 - Jüri 1.,2. ve 3.'nün seçilmesi
- 8 Ekim 2008 - Açıklama
- 10 Ekim 2008 - Plaket Töreni
- 11 Ekim 2008 - Plaket çakılması 

Sponsor: Kütahya Seramik